KA.DER’İN DÜZENLEDİĞİ ‘CAM TAVANI KIRMAK’ PANELİ MARMARA URBAN FORUM’DA GERÇEKLEŞTİ

Kadınlar sayısız cam tavanı nasıl kırar?

Kadın Adayları Destekleme Derneği, (KA.DER) Marmara Belediyeler Birliği’nin İstanbul’da düzenlediği Marmara Uluslararası Kent Forumu’nda “Cam tavanı kırmak: Yerel yönetimlerde kadın temsili” konulu paneli gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu’nun yaptığı panelde, karar mekanizmalarında önemli noktalara ulaşmış dört kadın, cam tavanları kırarken yaşadıklarını anlattı.

193 belediyenin üye olduğu ve merkezi İstanbul’da bulunan Marmara Belediyeler Birliği, iki yılda bir uluslararası düzeyde gerçekleştirmeyi planladığı Marmara Urban Forum’u (MARUF), ilk kez bu yıl “Çözüm Üreten Kentler” mottosuyla 1-3 Ekim tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenledi. Şehirlerin tasarımı, dönüşümü ve yönetiminde önemli rol oynayan kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili diğer paydaşları bir araya getiren MARUF’ta sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentsel hizmetler ve kent yönetimi konusunda farklı yaklaşımlar, 80’i 25 farklı ülkeden, 200’ün üzerinde konuşmacı tarafından değerlendirildi.

KİM KOYDU BU BARİYERİ BURAYA?

Forumda “Cam tavanı kırmak: Yerel Yönetimlerde kadın temsili” başlıklı paneli KA.DER üstlendi. Panelin konuşmacıları GREVIO Türkiye Üyesi Prof. Dr. Aşkın Asan, İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, Kocaeli İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve Adana Çukurova Belediye Başkan Yardımcısı Azime Kocacık, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak kadınların yaşadığı cam tavan sendromunu ve bu sendromu aşmanın yollarını anlattı.

Moderatör KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu paneli açarken, kadınların hayatın her alanında karşılaştıkları görünmez engelleri simgeleyen ‘cam tavan’ metaforunun ilk kez 1979 yılında ABD’de iki kadın konuşmacı tarafından gündeme getirildiğini ve literatüre girdiğini hatırlattı. Cam tavanın çoğunlukla kadınlar için konduğunu belirten Karaoğlu, “Kadınlar iş dünyasında, siyasette var olurken oralarda birdenbire bir şeyler oluyor, bir bakıyorlar eğitim olanaklarından eşit derecede faydalanamamışlar, eşit ücrete eşit ücret alamıyorlar ya da terfileri eşit olmamış, cam tavana kafalarını birkaç kez çarpmışlar. Gerçi bugün burada dört konuğum cam tavanı yıkmış durumda. Onlara bu sendromu nasıl yendiklerini soracağız. Toplumsal cinsiyet rollerinin kadınlara yüzyıllardan beri neler yüklediğini, hangi zorluklar içinde kaldıklarını ve bunları nasıl aşabileceğimizi sorgulayacağız” dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE KARŞI ÇIKANLAR YA CAHİL YA KÖTÜ NİYETLİ

Geçmişte öğretim üyeliği, rektörlük, bakan yardımcılığı görevlerinde bulunan Prof. Dr. Aşkın Asan, şu sıra İstanbul Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun Türkiye Üyesi olduğu için, panel son zamanlarda İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmalarla başladı. Asan, İstanbul Sözleşmesi’nin devletlerin kadına şiddetle nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatan bir metin olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Bu sözleşmeye karşı çıkanlar onu okumayanlar. Okumalarını öneriyorum, bir baksınlar bakalım ne anlatıyormuş. İlber Ortaylı olsaydı ‘cahiller’ derdi. Ben de aynını diyorum. Ya cahiller ya da kötü niyetli.”

‘SİYASETE GİRDİĞİMDE İLK EŞİM TARAFINDAN DURDURULDUM’

Çukurova Belediye Başkan Yardımcısı Azime Kocacık, yıllar önce iki çocuk annesi olarak siyasete girdiğini ve çok istekli olduğunu ancak ilk olarak eşi tarafından durdurulduğunu paylaştı: “Eşim, ‘Çocuklar küçük, siyaseti sonra yaparsın, ben de desteklerim ama şimdi bizim sana ihtiyacımız var’ dedi ve ben siyaseti bıraktım. Çocuklarla ilgilendim, derneklerde çalıştım. Ancak onlar büyüdüğünde siyasete döndüm. İyi Parti ilçe başkanı olduğumda pek çok kararımda ‘Başkan kadın olursa…’ diye başlayan cümleleri sürekli duydum. Siyasete giren kadına karşı fiziki engeller kadar psikolojik baskı da çok fazla.”

‘CAM TAVAN GERÇEKTE YOK AMA BİLİNÇALTIMIZDA’

Panelin bir diğer konuşmacısı, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise şunları söyledi: “Cam tavan sendromu adı üzerinde bir sendrom. Gerçekte öyle bir cam yoksa da bilinçaltımızda var. Ben ‘Ağabeyin olsaydı seni okutmazdık’ diyen bir ailenin kızı olarak hukuk okumaya geldiğim Kocaeli’nden milletvekili ve belediye başkanı seçilmek gibi ilkler yaşadım. Etiketlere inansaydık, üzerimize yapıştırsaydık, olmazdı.”

Ak Parti kadın kollarında uzun yıllar çalışan, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’nün anlattıkları da sosyo-ekonomik durumu, eğitim düzeyi ya da siyasi görüşü ne olursa olsun tüm kadınların aynı noktalarda cam tavana çarptığını gösterir nitelikteydi. Hukuk Fakültesi mezunu olan Döğücü, bir erkek avukatın yaptığı işi yapabileceğini göstermek için hep kendini kanıtlamak durumunda kaldığını, ‘kadından belediye başkanı mı olurmuş’ sözüyle çok sık karşılaştığını anlatarak şöyle devam etti: “Kadın kolları olarak çok çalıştık. Tamam mutfakta olalım ama karar mekanizmalarında da olalım dediğimizde önümüze erkek siyaseti çıktı. Kadınlar önce kendine güvenmeli. Erkek siyasetçiler de kadın mucizesini fark etmeli.”

ÜYE OL

KA.DER’in kuruluşunda kendisini temellendirdiği “eşit temsil” ilkesi ile varlığını devam ettirmektedir. Demoktarik ve çoğulcu bir toplum yaratmak, sivil toplumda örgütlenmek anayasal haktır. Her alanda eşit temsili savunan KA.DER sizi üye olmaya davet ediyor.

GÖNÜLLÜ OL

KA.DER’i tanımak, birlikte güçlü olduğumuzu görmek ve çalışmalarımıza katılmak için gönüllü olabilirsiniz.

BAĞIŞ

Bağışlar hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için..