KA.DER KÜRSÜ SONUÇ DEKLARASYONU

Picture of Kadın Adayları Destekleme Derneği

Kadın Adayları Destekleme Derneği

Eşit Temsil Bir Demokrasi Meselesidir

Kadın Adayları Destekleme Derneği tarafından yürütülen KA.DER Kürsü buluşmaları, Türkiye’de kadınların siyasette eşit temsiline ilişkin güçlü bir ortak irade ortaya koymuştur.

Bu kapsamda düzenlenen buluşmalar;
15 Kasım’da Adana’da, 13 Aralık’ta Ankara’da, 17 Ocak’ta İzmir’de ve 28 Şubat’ta Mersin’de gerçekleştirilmiştir.

Farklı siyasi partilerden kadın siyasetçiler, kadın muhtarlar, belediye meclis üyeleri, yerel yöneticiler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri bu toplantılarda bir araya gelmiş; kadınların siyasete katılımının önündeki yapısal engeller ve çözüm önerileri ortak bir perspektifle değerlendirilmiştir.

Dört ilde gerçekleştirilen toplantılardan çıkan ortak tespit nettir:

Kadınların siyasette yeterince temsil edilmemesi bireysel yetersizliklerden değil; yapısal, sistematik ve eril engellerden kaynaklanmaktadır.

Kadınların siyasette eşit temsil edilmesi, demokratik bir sistemin asgari koşuludur.


I. Temel Sorun Alanları: Siyasetin Erkek Düzeni

Eril siyaset ve kapalı karar mekanizmaları

Siyaset hâlâ büyük ölçüde erkeklerin belirlediği kurallara, zamanlara ve informal ağlara göre işlemektedir. Kadınlar partilerde aktif biçimde çalışsalar da karar alma süreçlerinde yeterince yer alamamakta, çoğu zaman seçilemeyecek sıralara yerleştirilmektedir.

Aday belirleme süreçlerinin merkezi ve şeffaf olmayan yapısı, liyakatli kadınların siyasal süreçlerin dışında kalmasına neden olmaktadır.

Ekonomik eşitsizlik ve finansman sorunu

Siyasetin yüksek maliyeti, ekonomik kaynaklara erişimi sınırlı olan kadınlar için önemli bir engeldir. Kampanya bütçeleri ve finansman ağları çoğu zaman erkek adayların kontrolünde bulunmaktadır. Kadın adaylar kampanya yürütmek için gerekli finansal kaynaklara erişimde ciddi zorluklar yaşamaktadır.

Bakım yükü ve zaman yoksulluğu

Toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadınların omuzlarına bırakılan ev içi emek, çocuk, yaşlı ve engelli bakımı; kadınların siyaset için ayırabilecekleri zamanı ve enerjiyi sınırlamaktadır.

Kreş ve bakım hizmetlerinin yetersizliği, kadınların siyasal yaşama katılımı açısından önemli bir altyapı eksikliğine işaret etmektedir.

Siyasal şiddet ve güvenlik sorunu

Kadın siyasetçiler psikolojik, dijital ve fiziksel şiddetin yanı sıra mobbing ve itibarsızlaştırma kampanyalarına maruz kalmaktadır. Özellikle yerel seçim süreçlerinde kadın muhtar adaylarına yönelik saldırılar, pankartların tahrip edilmesi ve tehditler bu şiddetin somut örnekleri olarak ifade edilmiştir.

Bu tür saldırılar çoğu zaman “siyasetin doğası” olarak görülmekte ve yeterince görünür kılınmamaktadır.


II. Çözüm Önerileri ve Politika Talepleri

Yasal güvence altında eşit temsil

Kadınların siyasette gerçek anlamda temsil edilmesi için yalnızca kota uygulamaları yeterli değildir. Aday listelerinde kadınların seçilebilir sıralarda yer almasını garanti eden fermuar sisteminin zorunlu ve bağlayıcı hale getirilmesi gerekmektedir.

Siyasi Partiler Yasası bu doğrultuda düzenlenmeli ve %50 cinsiyet kotası yasal güvence altına alınmalıdır.

Bakım hizmetlerinin kamusal sorumluluk haline gelmesi

Bakım emeği bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur. Yerel yönetimlerin ücretsiz ve erişilebilir kreş ve bakım hizmetlerini yaygınlaştırması, kadınların siyasete katılımını doğrudan destekleyen bir politika olarak ele alınmalıdır.

Kadın adaylar için finansman ve destek mekanizmaları

Kadın adayların kampanya süreçlerini güçlendirecek özel finansman modelleri oluşturulmalıdır. Siyasi partilerin hazine yardımları ve parti kaynakları kadın ve erkek adaylar arasında eşit ve şeffaf biçimde paylaştırılmalıdır.

Siyasal şiddete karşı koruma mekanizmaları

Kadın siyasetçilere yönelik şiddet ve taciz vakaları açık biçimde tanımlanmalı ve yaptırım mekanizmaları geliştirilmelidir. Siyasi partiler kendi bünyelerinde bu tür vakaları değerlendirecek bağımsız mekanizmalar oluşturmalıdır.

Kadınların siyasete güvenli biçimde katılımı için İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması önemli bir güvence olarak görülmektedir.


III. KA.DER’in Stratejik Rolü ve Beklentiler

Kadın Adayları Destekleme Derneği yalnızca seçim dönemlerinde destek veren bir kurum değil; siyasette eşit temsilin güçlenmesi için izleyen, raporlayan ve savunuculuk yapan bir demokratik aktör olarak konumlanmalıdır.

Bu kapsamda şu alanlar öne çıkmaktadır:

Kadınların siyasal kapasitesini güçlendirmek için siyaset okullarının ve eğitim programlarının yaygınlaştırılması,
siyasi partilerin kadın temsil oranlarının düzenli olarak izlenmesi ve raporlanması,
partiler üstü dayanışmayı güçlendirecek mentorluk ve dayanışma ağlarının kurulması.


Sonuç

Adana, Ankara, İzmir ve Mersin’den yükselen ortak ses açıktır:

Kadınların siyasetteki yeri desteklenen değil, kurucu bir yer olmalıdır.

Eşit temsil bir lütuf değil, demokrasinin asgari standardıdır. KA.DER olarak, siyasetin eril düzeni değişene ve kadınlar karar alma mekanizmalarında eşit biçimde yer alana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

İlgili

Yazılar