ZORUNLU AMA SADECE 31 TANE VAR

Türkiye’de son 6 ayda 144 kadının hayatını kaybettiğini dile getiren KA. DER Proje Koordinatörü Ayşe Kaşıkırık, “Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçe belediyeleri kadınlar için sığınma evi açmak zorunda ama şu anda 201 belediyenin nüfusu 100 binin üzerindeyken sadece 31’inde kadın sığınma evi var” dedi.

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Mersin Şubesi, Argüden Yönetişim Akademisi işbirliğiyle “Belediyeler için Entegre ve Kapsayıcı Stratejik Plan Hazırlama Rehberi”ni tanıttı. Tenis Kulübünde düzenlen toplantıda; kadın meclis üyeleri, muhtarlar, belediyelerden ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerle bir araya gelinerek, rehber ve iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Mevcut stratejik planlama mevzuatı ve rehberlerine sosyal politika perspektifinden katkı sağlamanın amaçlandığı toplantıda, Rehber ile belediyelerin mevzuata uygun biçimde, stratejik planlarını, ilgili Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, OECD yaşam kalitesi yaklaşımı, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi yaklaşımları ile uyumlu, iyi yönetişim ilkelerini yansıtan, kadın, çocuk, engelli ve yaşlıları kapsayacak, katılımcı, veri temelli, entegre ve sürekli gelişime yönelten şekilde hazırlayabilmeleri için yaklaşım sunuldu.  Toplantıda konuşan KA. DER Proje Koordinatörü Ayşe Kaşıkırık, “Belediyeler stratejik planlarında çok güzel vaatlerde bulunuyorlar lakin izleme ve değerlendirme süreci çok eksik kalıyor. Örneğin sabah gelirken Büyükşehir Belediyesinin Kadın Konuk Evi açması ile ilgili projesi var ama izlenebilirliği neredeyse yok. Vaat edilen çok önemli hedef ne yazık iki izlenemiyor” dedi.

DİNÇER: “TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ ENDEKSİNDE 130’UNCU SIRADAYIZ”

Toplantının açılışını KA.DER Mersin Şube Başkanı Aysu Zeka yaparken, etkinlik ile ilgili değerlendirmeyi KA. DER Danışma Kurulu Üyesi İlksen Sorguç Dinçer yaptı. KA.DER ve Argüden Yönetişim Akademisi ile birlikte hazırlığını yaptıkları, ‘Belediyeler için Entegre ve Kapsayıcı Stratejik Plan Pazarlama Rehberi’ni kamuoyuyla paylaşan Dinçer, “Ne yazık ki belediyelerin stratejik planlarında çoğunlukla kadının yeri ve adının olmadığı görünmektedir. Bu nedenle 1997’den bu yana kadınların evde, okulda, iş dünyasında, siyasette, kara ramla mekanizmalarında kısaca hayatın her alanında yer almaları için çalışmalarımızı, mücadelemizi sürdürmekteyiz. Türkiye kadınların seçme seçilme hakkını erken kazanan ülkelerden olmasına rağmen bugün politik alanında en düşük düzeyde temsile sahip. Son 31 Mart seçimlerinde KA.DER kadın muhtar sayısını arttırmaya yönelik önemli çalışmalar yaptı. Türkiye genelinde 674 olan kadın muhtar sayısı bin 71 sayısına ulaşmıştır. Mersin’de 2014’de 3 olan kadın muhtar sayısı 8’e, son seçimde ise 21’e yükseldi. Yine Mersin’de 22 kadın meclis üyesi sayısı da 36’ya yükselmiştir.  Bu sayılar kadınların yerel yönetimde eşit temsilde çok uzakta olduğunu bir kez daha göstermektedir.  2018 Dünya Ekonomi formunun raporuna göre Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliği endeksinde 130’uncu sırada. Politik katılımda da 113’üncü sırada yer almaktadır. Bu durum kız çocukları ve kadınlarının refahının yükselmesi sorunun ülkenin öncelikli gündemi haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Umuyoruz ki bu çalışma entegre ve kapsamlı bir plan hazırlamalarına kılavuz olur” dedi.

KAŞIKIRIK: “BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR”

Ardından konuşan KA. DER Proje Koordinatörü Ayşe Kaşıkırık ise “Yerel Yönetimlerde Eşitlik Politikaları” başlıklı bir sunum yaptı. Bir yıldır bu çalışmayı yaptıklarını kaydeden Kaşıkırık, “Aslında hepimizin ortak noktası önümüzdeki 5 yılın kritik olarak belirlendiği bir strateji planlama süreci içindeyiz. Yerel yönetimler neden kadar bu kadar önemli? Gündelik yaşamı şekillendiren kurumlar olduğu için önemli. Ayrıca demokrasinin beşiği. Sokağa çıktığımız an itibariyle belediyelerin uyguladığı politikalar ile baş başa kalıyoruz. Dolayısıyla belediyelerin en büyük özelliği erişebilir, insanların hayıtını kolaylaştırabiliyor olması önemli. Peki, belediyeler kadın-erkek eşitliğine nasıl katkı sağlar? Bu kadar kritik öneme sahip kuruluşlara aslında büyük sorumluluklar düşüyor. Kadın ve erkeğin sokağa çıktığı an itibariyle kullanım mekan ve saatleri farklılık gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre örneğin Sincan’da 10 kadından sadece biri mahallesinden dışarı çıkabiliyor. Kadınlar açısından durum bu kadar kötü. Dolayısıyla belediyeler en başta kadınların tüm vatandaşların kenti eşit kullanmasını sağlamalı. Herkese eşit kamu hizmeti sunulmalı” ifadelerini kullandı.

KAŞIKIRIK: “MEVCUT POLİTİKALAR HERKESİ KAPSAMASI İÇİN YAPILIR”

Her belediye başkanının seçim döneminde ‘ben hiçbir ayrım yapmayacağım, eşit davranacağım’ dediğini hatırlatan Kaşıkırık, “Aslında bu mevcuttaki eşitsizliği derinleştiren, çok tehlikeli bir söylem. İhtiyaç analizi yapılmadan hedefleri, çalışmaları belirlerseniz daha tasarım aşamasında çok büyük bir hata yapmış olursunuz. Kentte yaşayan herkesin; kadının, çocuğun, mültecinin, engellinin, erkeğin ihtiyacı farklı. Bu yüzden doğru bin ihtiyaç analizinin yapılması gerekiyor. Bu noktada  mevcut politikalar etki gözetilerek etkisini derinleştirebilir. Mevcut politikalar herkesi kapsaması için yapılır. Örneğin bir bölgede hiç hastane yokken hastane yapılmak isteniyor. Ama bölgeye kadınların erişimi için ulaşım var mı, belki yok. Kadınların araç sahibi olma oranı da düşük ise kadınlar o bölgeye nasıl erişecek? O yüzden stratejik plan son onaylamasında, taslaklar ortaya çıktı ama köprüden önce son çıkışı yakalamak istedik. Belediyelerin stratejik planları aslında ihtiyaçlar belirlenerek hazırlansın istiyoruz. Herkese eşit muamele mantığıyla hizmet verildiğinde, zaten kadınların toplumsal cinsiyet rolleri gereği evde bir emeği varken bu durum kadınların yükünün artmasına neden oluyor. Kadınların potansiyelinin en azından yarısından yararlanamıyorsak kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Belediyeler de bunu tetikler ise mevcuttaki eşitsizlik daha da derinleşiyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı 2018 TÜİK verilerine göre yüzde 33 civarında ki karar alma oranları da düşük. Tam bu noktada yerel yönetimlere; uygulayacağı politikalarda eşitliği benimsemesi gerekiyor. Personel dağıtımında taşeronlara kadar eşitlik gözetilmeli. Bir bölgeye halı saha yapmak ile tüm vatandaşların kullanımına sunulabilecek bir spor merkezi yapmak arasında farklar vardır. Kadınlar için kreş hizmeti de verilebilen bir merkez kadınların sürekli spor yapmasını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

“BELEDİYELERİN KRİTİK BİR ROLÜ VAR”

“Bu kadar şiddetin hayatımıza sirayet ettiği bir dünyada ilk 6 ayda 144 kadın ölmüşken belediyelerin öyle büyük rolü var ki, örneğin Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçe belediyeleri kadınlar için sığınma evi açmak zorunda ama şu anda 201 belediyenin nüfusu 100 binin üzerindeyken sadece 31’inde kadın sığınma evi var” diyen Kaşıkırık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyelerin kritik bir rolü var. Yani can güvenliği olmayan kadınların toplumsal eşitliğinden söz ediyoruz. Birçok kadının ekonomik özgürlüğü olmadığı için daha kendi mahallesinin sınırından dışarı çıkamıyor. Bizim amacımız insanların, kadınların hayat kalitesini yükseltmek ama ne yazık ki yoksulluğa kadın ve çocuklar daha fazla maruz kalıyor. Belediyeler vereceği örneğin ulaşımda indirimli yararlanabilecekleri sosyal kartlar ile bu kişilerin daha fazla kentsel alanı kullanmasına katkıda bulunabilir. Belediyeler stratejik planlarında çok güzel vaatlerde bulunuyorlar lakin izleme ve değerlendirme süreci çok eksik kalıyor. Örneğin sabah gelirken Büyükşehir Belediyesi’nin Kadın Konuk Evi açması ile ilgili projesi var ama izlenebilirliği neredeyse yok. Vaat edilen çok önemli hedef ne yazık iki izlenemiyor. Açılan kadın sığınma evi ve faydalanan kadın sayısı gibi göstergeler ile vatandaşların bu hizmetlerden ne kadar faydalandığını bilmek adına önemli. Türkiye’de 11 ili kapsayan Kadın Dostu Kentler Projesi başlatıldı, Gaziantep, Kars, Malatya, Eskişehir gibi kentlerde yürütüldü. Bu kapsamda bu illerde eşitlik mekanizmaları, eylem planları oluşturuldu. Ama Mersin bu kapsama alınmadı.”

ÜYE OL

KA.DER’in kuruluşunda kendisini temellendirdiği “eşit temsil” ilkesi ile varlığını devam ettirmektedir. Demoktarik ve çoğulcu bir toplum yaratmak, sivil toplumda örgütlenmek anayasal haktır. Her alanda eşit temsili savunan KA.DER sizi üye olmaya davet ediyor.

GÖNÜLLÜ OL

KA.DER’i tanımak, birlikte güçlü olduğumuzu görmek ve çalışmalarımıza katılmak için gönüllü olabilirsiniz.

BAĞIŞ

Bağışlar hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için…